Unikondiler diz artroplastisi, izole medial veya lateral kompartman artrozu bulunan seçilmiş hastalarda total diz artroplastisine alternatif, kemik koruyucu ve daha fizyolojik bir tedavi seçeneğidir. Tarihsel gelişimi MacIntosh ve Hunter’ın izole tibial kondil replasmanı uygulamalarıyla başlamış; McKeever tibial plato protezleri, St. Georg Sled, Marmor ve Insall tasarımları ile modern unikondiler protez konseptine evrilmiştir. Bu alandaki en önemli dönüm noktalarından biri, Goodfellow ve O’Connor tarafından geliştirilen Oxford unikondiler diz protezidir. Mobil insert prensibine dayanan bu tasarım, femoral kondil ve tibial komponent arasında geniş temas yüzeyi oluşturarak polietilen aşınmasını azaltmayı ve doğal diz kinematiğini korumayı hedeflemiştir. Protez başarısı; implant geometrisi, insert tipi, temas yüzeyi uyumu, polietilen kalınlığı, fiksasyon yöntemi ve cerrahi uygulama hassasiyeti gibi birçok faktöre bağlıdır. Sabit insertli tasarımlar uygulama kolaylığı ve düşük dislokasyon riski sağlarken, mobil insertli sistemler daha düşük temas stresi ve daha iyi yüzey uyumu sunabilir. Çimentolu ve çimentosuz tasarımlar ise yalnızca çimento kullanımı açısından değil; makro-geometri, yüzey teknolojisi, osseointegrasyon potansiyeli ve yük aktarım biyomekaniği açısından da farklılık gösterir. Güncel çimentosuz sistemler, poröz metal ve hidroksiapatit kaplamalar sayesinde biyolojik fiksasyonu artırmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle implant seçimi, hasta özellikleri ve cerrahi deneyimle birlikte değerlendirilmelidir.