Posterior ayak bileği sıkışması ve fleksör hallusis longus (FHL) tendon patolojileri, özellikle dansçılar ve futbolcular gibi plantar fleksiyonun yoğun kullanıldığı aktivitelerde görülen ancak genel popülasyonda da karşımıza çıkan önemli klinik problemlerdir. Posterior talar çıkıntılar, os trigonum ve FHL`nin talus arkasındaki dar anatomik tüneli, plantar fleksiyon sırasında mekanik sıkışmaya zemin hazırlayarak ağrıya, hareket kısıtlılığına ve performans kaybına yol açabilir. Tanı çoğu zaman ayrıntılı bir hikâye ve fizik muayeneyle desteklenir; manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve gerektiğinde tanısal enjeksiyonlar altta yatan patolojiyi netleştirmede önemli katkı sağlar. Tedavi süreci başlangıçta istirahat, aktivite modifikasyonu, fizik tedavi ve enjeksiyonları içeren konservatif yaklaşımlara dayanır. Ancak yüksek aktivite düzeyine sahip sporcularda veya semptomları kronikleşen hastalarda cerrahi tedavi kaçınılmaz hâle gelebilir. Minimal invaziv artroskopik teknikler, düşük morbidite, daha hızlı rehabilitasyon ve erken spora dönüş sağlamaları nedeniyle güncel tedavi algoritmalarında ön plana çıkmaktadır.