Asetabulum kırıkları, eklem içi kırıklardır ve bimodal bir yaş dağılımı göstererek genç hastalarda yüksek enerjili travmalar, yaşlı hastalarda ise düşük enerjili osteoporotik yaralanmalar sonucu ortaya çıkar. Son yıllarda anterior kolon ve kuadrilateral yüzey tutulumu içeren kompleks kırık paternlerinin sıklığında belirgin bir artış gözlemlenmekte; bu durum, anterior cerrahi yaklaşımların klinik önemini giderek artırmaktadır. Bu derlemenin amacı, asetabulum kırıklarının cerrahi tedavisinde kullanılan anterior yaklaşımları (ilioinguinal, modifiye Stoppa ve pararektus yaklaşımları ile perkütan ve endoskopik yöntemler de dâhil olmak üzere); endikasyon, cerrahi teknik, avantaj ve sınırlılıkları açısından değerlendirmektir. Letournel tarafından 1961 yılında tanımlanan ilioinguinal yaklaşım, üç pencere aracılığıyla geniş asetabulumun anterioruna erişim sağlayan bir yaklaşımdır. Ancak kuadrilateral yüzeye sınırlı görüş ve ulaşımın yanı sıra nörovasküler yapıların diseksiyonunu gerektirdiği için bazı sınırlılıklar barındırmaktadır. Modifiye Stoppa yaklaşımı, retropubik intrapelvik erişimiyle kuadrilateral yüzeye doğrudan ulaşım imkânı sunmakta ve ilioinguinal yaklaşıma kıyasla daha kısa operasyon süresi, daha az kan kaybı ve daha yüksek anatomik redüksiyon oranları sağlamaktadır. Keel tarafından 2012 yılında geliştirilen pararektus yaklaşım, tek bir insizyon üzerinden beş pencere aracılığıyla hem suprapektineal hem infrapektineal tüm alanlara erişim imkânı sunarken ilioinguinal yaklaşıma kıyasla daha kısa operasyon süresi ve daha küçük insizyon avantajları sunmaktadır. Perkütan ve endoskopik teknikler, seçilmiş hasta gruplarında gelecek vadeden minimal invaziv alternatifler olmakla birlikte, güncel literatürdeki kanıt düzeyi hâlen sınırlıdır. Bu nedenle perkütan ve endoskopik teknikler; kırık paternini, cerrahın deneyimini ve hasta özelliklerini gözeterek tercih edilmelidir.