İntertrokanterik femur kırıkları, özellikle ileri yaş popülasyonda sık görülen ve önemli morbidite, mortalite ile sağlık harcamalarına neden olan ekstrakapsüler kalça kırıklarıdır. Yaşam süresinin uzaması ve osteoporoz prevalansındaki artış nedeniyle bu kırıkların insidansı giderek yükselmektedir. İntertrokanterik kırıkların değerlendirilmesinde ve tedavi planlamasında kırığın anatomik özellikleri, biyomekaniği ve stabilite durumu temel belirleyicilerdir. Osteosentez Sorunları Çalışma Grubu/Ortopedik Travma Derneği sınıflaması, güncel klinik uygulamada en yaygın kullanılan sınıflama sistemi olup stabil ve instabil kırık ayrımı implant seçimi açısından kritik öneme sahiptir. Klinik olarak hastalarda ağrı, ekstremitede kısalık, dış rotasyon ve yük verememe ön plandadır. Tanı çoğunlukla direkt grafiler ile konulmakla birlikte, şüpheli olgularda manyetik rezonans görüntüleme önemli katkı sağlamaktadır. Günümüzde intertrokanterik kırıkların tedavisinde temel yaklaşım cerrahi tedavi olup; amaç, stabil tespit sağlayarak erken mobilizasyonu mümkün kılmaktır. Stabil kırıklarda dinamik kalça vidası etkili bir seçenek iken instabil kırıklarda biyomekanik avantajları nedeniyle intramedüller çiviler ön plana çıkmaktadır. Ameliyat sonrası dönemde erken mobilizasyon ve uygun rehabilitasyon fonksiyonel sonuçların iyileştirilmesinde büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte cut-out, varus çökme, anterior korteks penetrasyonu ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar tedavi başarısını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu derlemede intertrokanterik femur kırıklarının epidemiyolojisi, sınıflamaları, tanı yöntemleri, güncel tedavi yaklaşımları, komplikasyonları ve prognozu güncel literatür ışığında gözden geçirilmiştir.