Aşil tendon rüptürleri, alt ekstremite işlevini belirgin düzeyde etkileyen ve tedavinin hastaya özgü planlanması gereken yaralanmalardır. Tedavide temel amaç tendonun anatomik uzunluğunu yeniden sağlamak, plantar fleksiyon gücünü korumak ve işlevsel kapasiteyi artırmaktır. Tedavi seçimi; yaralanma sonrası geçen süre, tendon uçları arasındaki defektin boyutu ve morfolojisiyle hastanın fonksiyonel hedefleri birlikte değerlendirilerek bireyselleştirilmelidir. Cerrahi dışı yaklaşım, uygun hasta seçimi ve yapılandırılmış erken rehabilitasyonla desteklendiğinde tatmin edici sonuçlar gözlenebilmektedir. Minimal girişimsel teknikler, seçilmiş olgularda yumuşak doku kaynaklı sorun riskini azaltmayı hedefleyen bir seçenek sunar. Açık cerrahi onarım ise tendon uçlarının doğrudan değerlendirilmesi ve onarımın daha güvenilir biçimde sağlanması gereken durumlarda önemini korur. Gecikmiş (neglected) rüptürlerde; tendon uçlarında retraksiyon ve doku niteliğindeki bozulmalar nedeniyle uç uca onarım her zaman mümkün olmayabilir. Bu olgularda cerrahi yaklaşım; defektin boyutuna ve doku kalitesine göre ilerletme ve güçlendirme teknikleriyle tendon transferlerini içeren yeniden yapılandırma yöntemlerine yönelir. Doğru tekniğin seçilmesi ve yapılandırılmış rehabilitasyonun eşgüdüm içerisinde yürütülmesi hem akut hem de gecikmiş olgularda işlevsel sonuca ulaşılmasını destekleyen temel bileşenlerdir.