Bu derleme, peroneal sinir lezyonları başta olmak üzere farklı etiyolojilere bağlı gelişen düşük ayakta (drop foot) tendon transferlerinin güncel cerrahi yaklaşımını; patogenez, doğal seyir, tanı-değerlendirme ilkeleri, konservatif tedavi seçenekleri, cerrahi anatomi ve biyomekanik prensipler, sık uygulanan transfer teknikleri, rehabilitasyon stratejileriyle komplikasyonlar ve uzun dönem sonuçlar çerçevesinde sistematik olarak ele almaktadır. Düşük ayak, ayak bileği dorsifleksiyon kaybıyla seyreden dinamik bir patoloji olup tedavi edilmediğinde ekinus kontraktürü, arka ayakta varus/inversiyon, ön ayakta birinci metatars plantar fleksiyonu ve pes kavus gibi üç düzlemli deformite bileşenlerine ilerleyerek fonksiyonel yürüme paternini bozabilir. Klinik değerlendirmede deformitenin dinamik-statik bileşenlerinin ayrıştırılması, eklem hareket açıklığının korunup korunmadığının belirlenmesi ve tendon transferine uygun donör kasların seçimi kritik öneme sahiptir; bu nedenle yürüme analizi ve elektromiyografi, kas tutulumunun derecesi ile reinnervasyon potansiyelinin objektifleştirilmesinde belirleyici rol oynar. Cerrahi tedavide temel amaç, ayak bileği dorsifleksiyonunu yeniden kazandırmakla birlikte subtalar eksen dengesi ve frontal plan kontrolünü de sağlayarak plantigrad, stabil ve sürdürülebilir bir ayak fonksiyonu oluşturmaktır. Bu bağlamda posterior tibial tendon transferi kalıcı düşük ayakta altın standart yöntem olarak öne çıkarken, seçilmiş olgularda peroneus longus transferi gibi alternatifler ön ayak deforman kuvvetlerini azaltma ve dinamik dengeyi artırma açısından değerli seçenekler sunabilir. Modern fiksasyon yöntemleri ve yapılandırılmış rehabilitasyon protokolleri erken mobilizasyona olanak sağlasa da mekanik yetersizlikler, adezyonlar ve nöromusküler adaptasyon sorunları uzun dönem sonuçları etkileyen temel sınırlılıklar olarak varlığını sürdürmektedir.